- Gösterim: 20248
En yaygın kullanılan Hyaluronik asit;HA kaynakları; horoz ibiği, insan göbek kordonu, deri, tendonu ve bakteri kültürleridir.
HA dolgularının iki ana kategorisi vardır: hayvan kökenli (örneğin; Hylaform) ve bakteri kökenli (örneğin; Restylane, Juvéderm vb.). Hayvan kökenli olmayan HA ler “hayvan dışı kaynaklı sentetik hiyalüronik asit” anlamına gelen NASHA olarak tanımlanmaktadır.
HA ler günümüzde bakterilerden biyofermantasyonla üretilmektedir.
Bu amaçla streptokok ve basil olmak üzere 2 bakteri kullanılmaktadır.
“Streptococus equi” atlarda hastalık yapan bir mikroroganizmadır. HA bu bakterinin hücresel duvarından ve hücre kapsülünden elde edilmektedir. Daha sonra üretilen HA organik solventler kullanılarak bakteriden ayrılmaktadır. Bu nedenle streptokok kaynaklı HA lerde ürün içerisinde bakteriye ait endotoksin ve solvent artıkları kalabilmektedir. Ayrıca elde edilen HA molekülleri farklı uzunluk ve ağırlıktadır yani homejen değildir. Bu nedenle başlangıç üretim aşamasında 2000 yıllardan önce kullanılan bu HA lerde hastalarda % 0.8 oranında aşırı duyarlılıklar gelişebilmekte idi. Daha sonra ürün geliştirmede iyileştirmeler yapılarak 2000 yıllardan sonra bu oran % 0.6 lara kadar gerilemiştir.
Son yıllarda bu olumsuzluklara karşı 2011 yılında “Bacillus subtilis” den(Bacillus subtilis normalde toprakta bulunmaktadır ve bazı hayvanlarda sindirim sisteminde de yer almaktadır) HA elde edilmiştir. HA basil tarafından hücre içerisinde sentezlenmekte ve dış ortama salgılanmaktadır. Bu nedenle streptokoklarda olduğu gibi solvent kullanılmamaktadır. (Organik solventeler hem üretim maliyeti getirmekte hem de HA de moleküler yapıda değişiklikler yapmaktadır) Bacillus subtilisten elde edilen HA daha homejen yapıdadır.
Doğal formunda HA ciltte bulunan hyaluronidase enzimi, kasların mekanik etkisi ve serbest oksijen radikaller ile yıkılmakta hızla emilmektedir. Deride yarılanma ömrü 24 saatten azdır ve parçalanrak karaciğerden atılmaktadır. Bir günde tüm vücutta HA in % 30 yenilenmektedir.