Cilt Soyma(Peeling) ve Kimyasal Peelingler

Son yıllarda internet alışveriş sitelerinden ya da eczanelerden alınan kimyasal peeling ürünlerinin hastalar tarafından evde kullanıldığını ve maalesef ciddi problemler yaşandığını görmekteyiz. Bu ürünler dövme silme, cilt rengini açma, cilt gençleştirme, akne tedavisi, iz tedavisi, leke tedavisi hatta ben tedavisi başlıkları altında reklamları yapılarak satılmakta. En sık ve ciddi problemler yaşanan kimyasal peeling ajanı trikloroasetik asit(TCA, TCAA).

Peeling uygulama kararının, seçilecek peeling ürünün ve ürün konsantrasyon seçiminin bir dermatolog tarafından yapılması ve yine bir dermatolog tarafından uygulanmasının çok önemli olduğunu biliyoruz. Öncelikle bu yazının amacı satın alınacak ya da hazırlatılacak bir TCA peeling ürünü için referans ya da rehber oluşturmak değil. Tam tersine, uygun standart ve yetkilerle hazırlanmamış bir TCA ürünün olumsuzluklarından bahsedilmeye çalışılacak.

Satışı yapılan ürünün özellikle asetik içeriğine dikkat

Tüm dünyada peeling ürünleri yetkilendirilmiş ya da lisanslandırılmış firmalar ya da laboratuvarlar tarafından yapılmaktadır. Belli konsantrasyonun üzerindeki peeling ürünlerinin doktorlar dışında satışı sınırlandırılmış ve çok iyi denetlenmektedir. Bizde maalesef satışı yapılan ürünlerin yetkileri ve denetlemeleri tartışmalıdır. Bu nedenle üretici firmalar, yetkilendirme ve ürün içeriği son derece önemlidir.

Klor içeren haloasetik asitler klorasetik asit olarak tanımlanır. İçerdikleri klor oranına göre sınıflandırılır; monokloroasetik asit, dikloroasetik asit ve trikloroasetik asit olarak. Peeling olarak kullanılan trikloroasetik asittir. TCAA insanlarda karsinojenik, mutajenik ve teratojenik olmamakla birlikte her üçü de ekolojik sistem için toksiktir.

TCA ürünlerinin hazırlandıktan sonra stabil olmamaları çok önemli

TCA kristal formdadır ancak nemli ortamda stabil değildir. Hava ortamındaki nem ile bile eriyebilmektedir. Bu nedenle kristal formu iyi saklanmalıdır. Peeling amaçlı kullanılan TCAA formları bu kristallerin saf su içerisinde solüsyonlar şeklinde hazırlanmakta (bunlar TCA-SAS olarak tanımlanmakta). Ancak bu solüsyonlar, kristal formları gibi stabil değildir. Ortamdaki nemi alarak solüsyonun konsantrasyonu seyrelmektedir.

TCA solüsyonları içerisinde TCA molekülleri son derece mobildir. Solüsyon hareketsiz kalsa bile solüsyon içerisinde TCA konsantrasyonu eşit dağılmaz. Solüsyonun bir noktasında daha konsantre, bir noktasında daha dilüe olabilmektedir. Örneğin, %35 olacak şekilde hazırlandığında oda sıcaklığında ürünün bazı alanlarında konsantrasyon %35, komşuluğunda %30 ya da %40 olabilmektedir. Bu önemli çünkü homojen olmayan solüsyondan peeling amaçlı enjektör ile yeterli solüsyon miktarının alınması sırasında alındığı yere göre konsantrasyon değişebilmektedir. Bu nedenle solüsyon alınmadan önce şişe mutlaka çok iyi çalkalanmalıdır. Çalkalama sonrası homojen olan solüsyonun bir süre sonra tekrar homojen olmayacağı unutulmamalıdır.

TCA ürünlerinde solüyonu tanımlayan konsantrasyon ve yüzde değerlerindeki standartların olmayışı 

TCA peeling uygulamaları, klinik amaçta hedeflenen derinliğe ulaşabilmek için % konsantrasyonuna göre seçilmekte ve tek/çoklu katmanlar halinde uygulanmaktadır. Peeling derinliğini sadece TCA konsantrasyonu değil, ayrıca solüsyonun formülasyonu, uygulanacak derinin kalınlığı, sebum-yağ içeriği, peeling öncesi deride uygulanan tedaviler, peeling öncesi derinin temizliği, uygulama yöntemi (TCA'nın deriye uygulandığı aplikatörlerde solüsyon miktarı, aplikatöre uygulanan basınç...), TCA solüsyonunun kaç kat deriye uygulandığı da etkilemektedir. Bu nedenle alınan/hazırlanan solüsyonun % konsantrasyonu son derece önemlidir.

TCA peeling solüsyonları kullanılırken % konsantrasyonu ile tanımlanmaktadır. % 25, % 35 ve % 70 vb. Ancak bu yüzde konsantrasyonlarında TCA kristallerinin su içerisindeki solüsyonlarının nasıl hazırlandığı önemlidir. Bu TCA-Su solüsyonu kütle-kütle (m/m), kütle-hacim (m/v) ya da kütle-100 ml şeklinde farklı formülasyonlar ile hazırlanmaktadır. Bu nedenle % 50 TCA diyince hangi formülasyonun kullanıldığı son derece önemlidir (m/m, m/v ya da m + 100 ml gibi). Önekler; %50 m/m formülasyonu ile hazırlanan TCA solüsyonunu düşünelim. Bu solüsyonun 100 gramında 50 gr TCA kristalleri ve 50 gr su vardır. Solüsyon 100 gr ancak 100 ml değil, 79 ml’dir. Bunun nedeni 1 gr TCA’nın 0.6 ml değişim yapmasıdır, tam 1 ml değil. Yani 50 gr TCA solüsyonda 30 ml değişiklik yapar.% 50 m/m TCA solüsyonunun 100 ml’sinde (50/79) × 100 = formülünden 63.3 g TCA olmaktadır. Yani 1 ml bu solüsyondan aldığımızda 0.633 g TCA içermektedir. Bu 100 ml solüsyona 100 ml su konulduğunda, yani solüsyon toplam hacmi 200 ml olduğunda, içerisinde TCA hâlâ 63.3 gr, ancak bu solüsyonun 1 ml’sinde 0.3165 g TCA bulunmaktadır. % 50 m/v formülasyonu hazırlanırken ise 50 gr TCA kristali alınmakta, üzerine 71 ml su konulmakta, final solüsyon 100 ml olmaktadır. Bu solüsyon ile 100 ml ancak 121 gr’dır. % 50 m/100 ml formülasyonu hazırlanırken 50 gr TCA kristali 100 ml su içerisine konulmakta. Final solüsyon 129 ml ve ağırlık 150 gr’dır.

Bu üç formülasyonun karşılaştırılması ve 100 ml su eklendiğindeki değişim aşağıdaki tabloda gösterilmektedir.

 

Bu farklı solüsyon hazırlanma yöntemleri TCA % tanımlanırken mutlaka belirtilmelidir. Bu önemli çünkü % 50 m + 100 ml TCA solüsyonunun 100 gr'ı 33% m/m TCA'ya eşittir. TCA–SAS 10% m/m konsantrasyonda deriye uygulandığında deride protein denatürasyonu yani herhangi bir frosting neden olmamaktadır. TCA–SAS 50% m/m konsantrasyonda ise hızlı bir frosting yapmakta, bu da kontrolü güçleştirmektedir. Ara konsantrasyonlar yani 25% - 30% m/m'larda peeling intraepidermal zonla kalmakta, papiller ya da retiküler dermise geçememektedir. TCA'nın su ile hazırlanan solüsyonu TCA-SAS; hazırlanması kolay ve ucuz bir yöntemdir ancak daha önce anlatıldığı gibi solüsyonun içeriğinde TCA'nın homojen olmaması nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Solüsyon iyi çalkalanmadığında homojen olmaması ve içerisinde TCA konsantrasyonlarının farklı olması, yüz gibi uygulama alanlarında istenmeyen derinliklerde peelinglere yani skar gelişimine ve PIH gelişimine neden olmaktadır. Bu nedenle TCA SAS solüsyonu içerisine bazı eklentiler ile bunun güvenliği arttırılmaya çalışılmaktadır. Bunlar; Gliserol; >20% konsantrasyonlarda antibakteriyal, ≤ 30% konsantrasyonlarda humektandır ve ≤ 30% konsantrasyonlarda ise emolyenttir. Solüsyona gliserol eklenmesi solüsyonun viskozitesini arttırmaktadır (Gliserol monooleate vb.). Propilen glikol; antimikrobiyal (15%–30% konsantrasyonlarda), dezenfektan, humektan (15%), solvent, vitamin stabilizatörüdür ve kozmetikler ile parenteral ilaçlarda kullanılmaktadır. TCA solüsyonunun stabilitesi için gliserol ile birlikte kullanılmaktadır. Yuklardaki tabloda görüldüğü gibi 3 farklı hazırlanan solüsyonun % 50 değerlerinde TCA içerikli aynı değil. %35 TCA w/w solüsyonu, %35 TCA w/v solüsyonundan daha güçlüdür. Bu nedenle sadece peeling amaçlanırken formülasyonundan kaynaklanan farklar ile kalıcı hipopigmentasyon, hiperpigmentasyon ve yara izi gibi olumsuz sonuçların ortaya çıkması şaşırtıcı olmayacaktır.

 


yol tarifi

dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor

Adres: Esentepe Mah. Cevizli D 100 Güney Yanyol Lapishan 25/2 Soğanlık, Kartal / İSTANBUL
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.



© 2020 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency