Kimyasal Peelingler ve Sınıflandırılması

Günümüzde kimyasal peeling amacıyla kullanılan ajanların kimyasal özelliklerine göre farklı olduklarını görmekteyiz. Kimyasal peeling ajanları asidik kategorilerine, kimyasal yapılarındaki serbest asit düzeyine göre farklı sınıflandırılmaktadır.

Bu sınıflandırma önemli olmakla birlikte, günümüzde cilde uygulama sonrası gelişen hasarın derinliğine göre sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflama, kimyasal peelinglerin kullanım amaçlarını belirlediği gibi, hastanın uygulama sonrası iyileşme süresini de belirlemektedir.

Kimyasal peelingde kullanılan ajanların asidik yapıları klinik etkinliklerini belirler, ancak cildin kendi asidik yapısı, yani pH da önemlidir. Epidermisin doğal asidik yapısı ya da asidik mantosu zayıftır ve deriden salgılanan sebum ve tere bağlıdır. Bu nedenle, kuru deri yağlı deriye göre daha asidiktir. Normalde epidermis hafif asidiktir ve pH 4.2 ile 5.6 arasındadır. Bu değer, vücudun bölgelerine ve cinsiyete göre değişmektedir. Örneğin, erkeklerde daha asidiktir. Stratum corneumda pH 5-5.6 iken, epidermisin derin tabakalarında korneosit ve melanosit seviyesinde bu pH 4.8 olmaktadır. Dermise inildikçe yoğun kan dolaşımı ve damarsal yapıdan dolayı pH 6-7 olmaktadır. Papillar dermiste pH 6 iken, retiküler dermiste pH 7 olmaktadır.

Kimyasal peelingler ciltte etki derinliğine göre aşağıdaki gibi basitçe sınıflandırılabilmektedir.  

  • Derin Kimyasal Peeling Uygulamaları (deride 0.6-0.8 mm hasar derinliği); derin peeling amaçlı fenoller, yüksek konsantrasyonlu TCAA kombinasyonları kullanılmaktadır. Derin peelingler, şiddetli güneş hasarına bağlı deri yaşlanma belirtilerinde, renk dağılımı düzensizliklerinde, yaşlanmaya bağlı ileri düzeyde kırışıklık ve deri sarkmalarında, şiddetli akne izlerinde kullanılmaktadır. Uygulama sonrası cildin tam iyileşme süresi 1-2 aydır.

  • Orta Kimyasal Peeling Uygulamaları (deride 0.45 - 0.6 mm hasar derinliği); orta peeling amaçlı orta konsantrasyonlu TCAA, TCAA+Jessner solüsyon kombinasyonu, sıvı karbon dioksit + %35 TCAA kombinasyonu, pürivik asit kullanılmaktadır. Orta Kimyasal Peelingler; şiddetli ve orta güneş hasarına bağlı deri yaşlanma belirtilerinde, renk dağılımı düzensizliklerinde, yaşlanmaya bağlı orta düzeyde kırışıklık ve deri sarkmalarında, aktinik keratoziste ve orta düzeyde akne izlerinde kullanılmaktadır. Uygulama sonrası cildin tam iyileşme süresi 2-6 haftadır.

  • Yüzeysel Peeling Uygulamaları (0.06 mm hasar derinliği); yüzeysel peeling amaçlı TCAA, Jessner solüsyonu, AHA, BHA, azelaik asit, retinoik asit, laktik asit, salisilik asit kullanılmaktadır. Yüzeysel peelingler, aktif akne tedavisi, hafif güneş hasarına bağlı deri yaşlanması ve renk dağılımı bozukluklarında, hafif çizgilenme ve kırışıklıklarda, akne ve hafif akne izlerinde kullanılmaktadır. Uygulama sonrası cildin tam iyileşme süresi 1 haftadır.

Son yılllarda kimyasal peelinglerde daha detaylı ve cilt derinliğine göre bir sınıflama kullanılmaktadır.

  • Derinilik 1: Eksfoliasyon-Exfoliation (Çok yüksek güvenli peeling derinliği); bu derinlik derinin en dış tabakası olan stratum corneumdaki ölü hücrelerin dökülmesi yani eksfoliasyonudur. Uygulama sonrasında deri çok iyi temizlenmiş ve nemli-hidrate hissedilmektedir. Bu nedenle bu peeling seviyesi “hydration touch” olarak tanımlanmakta, ancak bu peeling derinliğinde aslında deri yine de hasarlanmıştır. Peeling uygulanan deriye dokunulduğunda stratum corneum ölü hücreleri değil, canlı keratinositlere temas edilmektedir. Keratinositler stratum corneuma göre daha hidrate oldukları için bu hissi vermektedir. Uygulama sonrası genellikle görünür bir eritem gözlenmektedir. Deskuamasyon gözlenmez. Bu derinlikte kullanılabilecek en ideal kimyasal ajanlar AHA'lardır. AHA'ların korneositler üzerine etkisi; iyonik değişiklikler üzerinden etki göstermektedir. Bu değişimler enzimleri inhibe etmektedir. AHA'lar, sulfotransferaz, fosfotransferaz ya da kinaz seviyesinde sülfat ve fosfatlar ile yarışmaktadır. Bunu korneosit ve keratinositlerin yüzeyindeki negatif elektrik yükünü azaltarak yapmaktadır. Bu da pozitif yüklü amin ve amino asitlerin hücrelere adhezyonunu azaltmaktadır.

kimyasal-peeling-derinlik-siniflama-grenz-zone.jpg

  • Derinlik 2: Intraepidermal Peeling (Çok yüksek güvenli peeling derinliği); peeling ajanı epidermise ulaşmakta ancak basal tabaka ve dermis etkilenmez. Burada peeling sonrası deri yüzeyine dokunulduğunda deri hidrate hissedilmekte (hatta derinlik 1'den fazla olmasın rağmen). Peelingden hemen sonra keratinositler daha fazla hava, güneş, çevresel kirler ve kuruluk ile karşı karşıya kaldığında tümör nekrozis faktör alfa (TNF-α) daha fazla sentezlenmekte, bu da keratinositlerin korneositlere olan transferini hızlandırmakta. Ayrıca peeling ajanı basal tabakayı stimüle etmekte, bu da dermal fibroblastlarda mesaj iletisi ile dermal hücreler arası matris sentezini uyarmakta. Bu derinlik için AHA, alfa ketoasitler, TCA, resorcin ve salisilik asit kullanılmaktadır. TCA, hücre ve hücreler arası proteinleri denatüre ederek etki göstermektedir. AHA'ların intraepidermik peeling uygulamalarında nötralizasyon önemlidir. Nötralizasyon iyi yapılmadığında frosting noktaları gelişmekte, yani daha derine AHA penetre olmaktadır. Bu noktasal frosting aslında nötralizasyon zamanını da vermektedir. TCA'nın nötralize edilmesine gerek yoktur. Uygulama sonrası eritem gözlenir. Ancak pinpoint frosting-beyazlık gözlenmez. Kepeklenme şeklinde deskuamasyon gözlenmektedir.Keratinizasyon düzensizlikleri ve epidermal melasmada kullanılabilmektedir.
  • Derinlik 3: Basal Tabaka Peeling (Yüksek güvenli peeling derinliği); bu derinlikte peelingte basal tabakanın üzerindeki keratinositler ve stratum corneum tam olarak hasarlanmakta. Ancak halen epidermis tam olarak hasarlı değil. Dermal papilla derinliklerinde halen epidermal keratinositler var. Güneş hasarında deride dermal papillerde keratinositler azalmakta, bu unutulmamalıdır. Bu keratinositler deri tekrar hızla rejenere olmaktadır. Bu derinlikte peeling Glogau I–II sınıflaması yaşlanmış ciltlerde, ince çizgilerde, epidermal melasmada, keratozlarda ve aktif aknede kullanılabilir. Bu derinlikte peelingte AHA'lar yetersiz kalmaktadır. TCA doğru konsantrasyon, formül ve uygulama şekli ile peeling sonrası uygulamalarla en iyi tercihtir. TCA dermal papilla üstünde protein koagülasyonuna bağlı hasar yapmakta, bu da klinik olarak pinpoint frosting ile kendisini göstermektedir.
  • Derinlik 4: Grenz Zone Peeling (Yüksek güvenli peeling derinliği); "Grenz" Almanca "sınır alanı" anlamına gelmektedir. Kolay uygulanabilen, düşük riskli bir peeling derinlik uygulamasıdır. Peeling ajanı papillar dermise geçmekte, dermal kolajen ve elastin yapımı ile grenz zone rejenerasyonu sağlanmaktadır. Lentigo ve keratozlarda, melasmada etkilidir. Bu derinlikte en iyi seçenek TCA peelinglerdir. TCA papiller dermisi homojen etkilediği için pinpoint frosting yerine frosting cloud daha fazla görülmektedir. Buna yaygın eritem eşlik etmektedir. Peeling sonrasında deskuamasyon ileri düzey güneş yanıklarına benzemektedir. PIH gelişebilir ancak peeling öncesi ve sonrası prosedürleri ile bu engellenebilir. Bu derinlikte peelinglerde enfeksiyon gelişmez. 
  • Derinlik 5: Papillar Dermis Peeling (Güvenli peeling derinliği); bu derinlik peeling uygulamalarında aslında güvenlik sınırıdır. Lentigo, solar keratozis, melasma, çillenme (freckles) ve ince çizgilenmelerde etkilidir. AHA, salisilik asit, resorcin bu derinlikte uygun değil. Fenol bu derinlikte kullanılabilir ancak toksisitesi nedeniyle TCA en iyi seçenektir. TCA uygulamadan hemen sonra; frosting cloud, eritemli pembe-beyaz frosting ve en son tam beyaz frosting gelişmektedir. Bu ilerleyici ve hızlı bir süreçtir. Bu süreç, kullanılan TCA konsantrasyonu %23 kadar düşük olsa bile gerçekleşmektedir. Yüksek konsantrasyonlarda yani %35-40 daha hızlı pure frosting olmaktadır. Frosting eritem ile başlamaktadır. Bu aşamada henüz papillar dermiste vasküler yapılar etkilenmemiştir. Perivasküler dokuda koagülasyon oluşması ile birlikte dolaşımın bloke olması, püre frosting oluşmasına neden olmaktadır. Peeling ajanı dermiste papiller seviyeye ulaşmakta, dermisin bu alanında koagülasyon yapmakta, bu da dermise epidermisin yapışması ile yani "epidermal kayma" belirtisi ile sonuçlanmaktadır. Bu işaret bir süre sürecek ve dermal ödem epidermisi gerginleştirecek kadar güçlü olduğunda kaybolacaktır. 6 günde yılanın dersini değiştirmesi gibi deskuamasyon olmakta ve 8-12 günde bu sonlanmaktadır. Peelingden hemen sonrası kişi sosyal hayatına dönebilir ancak 2-6 günlerde deride koyulaşma daha maksimum olmaktadır. Bu renk koyulaşması hastanın deri rengine bağlıdır. Bu derinlikte enfeksiyon riskleri de vardır. Bu nedenle peeling öncesi-sonrası herpes'e karşı antiviral başlanabilir. Bakteriyel ve fungal enfeksiyonlar işlem sırasında ve sonraki hasta bakımında koşullara bağlıdır. Bu nedenle hasta peeling sonrası ellerini çok iyi yıkamalıdır. Enfeksiyon gelişimi PIH, skar ve depigmentasyon nedenidir.
  • Derinlik 6 ve 7: Retiküler Dermis Peeling (Güveliğin riski olduğu peeling derinliği); Bu seviyede peeling "kutsal kase; Holy Grail" peeling olarak tanımlanmakta. Çünkü bu seviyede peeling pigment problemlerini, derinin tonusunu ve kırışıklıklarını ortadan kaldırabilir. Ancak hastanın kalın ve yağlı bir derisi varsa, bu derinliğe peelingler ile ulaşmak imkansızdır. Bu nedenle problemlere göre peeling tek başına ya da diğer yöntemler ile birlikte kombine kullanılmaktadır. Bu derinlikte seçilecek peeling ajanı TCA ya da fenoldür. % 45'lik w/w TCA fokal uygulamalarda özellikle 1 cm'den küçük lentigo ve keratozlarda kullanılmaktadır. Bu konsantrasyonlarda TCA tüm yüzde fazla tercih edilmemelidir. Bu amaçla tüm yüzde fenol en iyi seçenektir. Fenol bu derinliğe ulaşmakta ve kontrolü de daha iyidir. Ayrıca derinin rebuilding yani yeniden yapılandırılmasında TCA'dan daha etkilidir. Fenolün yağlı hazırlanmış formülasyonlarının deriden emilimleri daha yavaş ve kontrollü olmaktadır. Bu kontrollü emilim, sistemik fenol toksisitesi riskini azaltmaktadır. Ayrıca yavaş penetrasyon, protein degranülasyonunu daha optimal hale getirmektedir. Ayrıca hibrid peelingler yani TCA ve fenol birlikteliği de kullanılabilmektedir. Fenol proteolitik ve proteokoagülandır. Bu etkisi konsantrasyonuna bağlıdır. Düşük konsantrasyonlarda proteolitik iken, yüksek konsantrasyonlarda proteokoagülandır. Fenol için ideal konsantrasyon % 40-60 arasında (w/w) olarak tanımlanmıştır. Bu derinlikte peeling uygulandığında pembe ya da püre beyaz frosting olmaktadır. Bu peeling ajanının konsantrasyonuna bağlıdır. Yüksek konsantrasyonlarda eritem olmadan püre beyaz frosting olmaktadır. Tercih, yüksek konsantrasyon yerine düşük konsantrasyon ancak uygulama katmanlarının arttırılmasıdır. Yüksek konsantrasyonlarda peeling ajanları deride yüzeysel kalın bir koagülasyon oluşturmakta. Ancak yüksek emilime uygun deri alanlarında peeling ajanı bunu geçip derine inebilmekte, bu da düzensiz bir peeling uygulamasına neden olmaktadır. Bu nedenle yüksek emilim alanlarında dikkatli olunmalıdır. Deskuamasyon çok belirgin ve 7-8 gün sürmektedir. Bu süre içerisinde peeling sonrası ölü deri tabakası doğal koruyucu olarak 6-7 gün iyi korunmalıdır. Fenol 24 saat oklüzyonda tutulmalıdır. Oklüzyon fenol derinliğini ve etkisini arttırmaktadır. TCA'da ise oklüzyona gerek yoktur. Bu oklüzyon ile derinin üst tabakaları masarasyona uğramaktadır. Oklüzyonla deri erimekte (açık bırakıldığında ise deri kurumaktadır); bu dönemde deri üzeri bismuth subgallate pudra ile örtülmektedir. 5. ve 6. günlerde ise deriye vazelin uygulanmaya başlanır, bu deskuamasyonu sağlamaktadır. Retiküler dermis histolojik olarak tek katman ancak peelingde 2 derinlikten bahsederiz.
    • Bunlardan ilki yüzeysel retiküler dermistir. Bu alanda halen keratinositler vardır. Pilosebase ünit çevresinde, sebase gland çevresindeki sebasitler deri yenilenmesi sırasında keratinositlere farklılaşmaz. Folliküler root'ta bulunan hücreler ise keratinositlere farklılaşabilmektedir.
    • İkincisi derin retiküler dermistir. Bu seviyede artık deri yenilenmesi için kullanılabilecek keratinositer rezerv yoktur. Ancak bu derinlikte bolca fibroblast vardır. Bunlar skar formasyonundan sorumludur. Ayrıca bu seviyede peeling melanositer hasar ile pigmentasyon kusurları - depigmentasyon yapmaktadır.

yol tarifi

dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor

Adres: Esentepe Mah. Cevizli D 100 Güney Yanyol Lapishan 25/2 Soğanlık, Kartal / İSTANBUL
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.



© 2020 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency