- Gösterim: 25051
Alfa hidroksi asitler (AHAs) birçok meyvada bulunan doğal asitlerdir. Bunlar molekül yapılarında alfa karbonda karboksilik asit (COOH) ve hidroksi (OH) grupları içermektedir. 1946'da %3 laktik asit pH 3.8 ilk olarak ichthyosis hastalığında kullanılmıştır. Kozmetik amaçlı kullanımı 1974'te başlamıştır. Kimyasal peeling uygulamalarında fenol ve TCA kadar güçlü etkileri olmamakla birlikte, sosyal aktivitesi yoğun ve özel olan ve cildinde aşırı soyulma istemeyen hastalarda tercih edilmektedir.
Peeling uygulamalarında en sık kullanılan AHA'lar; glikolik asit, laktik asit, malik asit, tartarik asit, sitrik asit, mandelik asit ve askorbik asit (vitamin C)
Glikolik asitler
2 karbon atomlu en kısa AHA bireyidir. Şeker kamışından elde edilmiş ancak günümüzde sentetik formları kullanılmakta. Hidrofiliktir ve %80 üzerinde satüre edilebilir. pH 0.5 ve isteğe göre pKa 3.83 yapılmakta. pH pKa'dan yüksek ise daha az agresif anlamına gelmekte. pH pKa'dan düşük ise daha agresif anlamına gelmekte. Cilt üzerindeki etkileri konsantrasyonlarına, pH ve pKa değerlerine, cilt temas süresine ve uygulandıktan sonra nötralize olup olmamasına bağlıdır.
Glikolik asit peeling preparatları kullanımları için farklı hazırlanmakta. Bu nedenle bunlar peeling amaçlı seçilirken glikolik asit özellikleri iyi bilinmelidir. Bu özellikler:
- Preparatta serbest asit; glikolik asit pH değeri 0.6 (70% glikolik asit solüsyonu) ve 1.7 (20% glikolik asit) ya da 7.0 (20% glikolik asit su içerisinde). Serbest asit aslında glikolik asidin klinik olarak aktif formu ve deri reaksiyonları bundan sorumludur. Uygulama sonrası deride kızarma-eritem yapan budur.
- Kısmi nötralizasyon; bu formülasyonda glikolik asit ve baz aynı anda formülasyonda bulunmakta. Bunlarda baz olarak "ammonium hydroxide ya da ammonium glycolate" tuzları kullanılmakta. Bu solüsyonun pH'ı artmakta, pH 3.8 olmaktadır.
- Tamponlanma-Buffered; formülasyona asit ya da baz eklenerek solüsyonun pH'ı sabitlenmiş, tamponlanmış anlamına gelmektedir. Örneğin, glikolik asite eşit molar sodyum glikolat eklenmektedir.
- Esterifiye formları; glikolik asidin glykol-sitrat ile formunu ifade etmektedir. Bu AHA'nın daha az iritan olması anlamına gelmektedir.
Glikolik asit solüsyonlarının konsantrasyon ve pH değerleri deri üzerindeki asidifikasyon güçlerini belirler. Ancak burada epidermal asidifikasyon peeling anlamına gelmemektedir. Örneğin, %3 glikolik asit pH 3'te deride epidermiste en dıştaki korneositlerin ilk 5 tabakasında asidik etki gösterirken, %10 ve pH 3'te epidermisin daha derin tabakaları ve daha hızlı penetrasyon olmaktadır. Glikolik asitlerden hazırlanan solüsyonda glikolik asidin konsantrasyonuna bağlı olarak solüsyonun pH'ı değişmektedir. Örneğin, %1'den az glikolik asitte pH 2.5, %2'de pH 2.1'dir. Konsantrasyon %5 üzerine çıktığında pH hızla 1.9 olmaktadır. %50–%80 gibi yüksek konsantrasyonlarda ise pH 0.5'e yaklaşmaktadır. pH 0.5'te glikolik asidin serbest yani pKa'sı, yani deri üzerinde aktif asidik bölümü aslında deri için agresiftir. Vücudun fizyolojik pH'da stabil kalmak için geliştirdiği tamponlama (buffer) kapasitesi bulunmaktadır. Örneğin, kan önemli bir tampon sistemidir. Kanda Hb ve bikarbonat pH'ı 7.37 ile 7.43 arasında stabil tutmaktadır. Normalde deri yüzeyi pH'ı 4.5 ile 6 arasında, dermiste damarsal yapılar nedeniyle pH 7.2'dir.
Solüsyonun dilüsyonu ve glikolik asit pH üzerine etkisi; 5 ml glikolik asit baz solüsyonunun pH'ı 2.7–3 aralığındadır. 20 cm³ su eklendiğinde pH değişmemektedir. Ancak toplam volüm 85 ml üzerine çıktığında pH 3 – 4 olmaktadır. (pH, sulu solüsyonun asiditesini ya da bazitidesini ölçmektedir. pH = “p”ower of H⁺ tanımlar. Yani pH = proton konsantrasyonu demektir. Saf su pH 7'ye yakın, çeşme suyu pH 5.5–6'dır. Solüsyon sulu değilse pH'dan bahsedilemez. Mesela oleik asitte pH ölçülemez. pOH, sulu solüsyonlarda alkaliteyi tanımlar. pOH ≅ 14 – pH olarak hesaplanır.) Buffered (tamponlanmış) AHA'larda (pH > 2.5) temas süresi unbuffered AHA'larda (pH 0.5) daha kısa olmalıdır. %60'lık glikolik asit pH 0.5'tir. Bu sulu solüsyona yavaş yavaş eklendiğinde pH yükselmekte ve pH 3.83 olmaktadır. Sulu solüsyonda baz olarak "sodium glycolate" ya da "ammonium glycolate" kullanılmaktadır. pH artmakta ancak solüsyonda aktif asit konsantrasyonu azalmaktadır. Örneğin, pH 5 olduğunda artık solüsyon inaktif, serbest asit yok yani tam tamponlamış olmaktadır.
AHA'lar epidermal hücreler arasında yer alan corneodesmosomlarda lizis yapmaktadır. Bu korneositlerde dökülme ve deride geçici olarak incelme olmaktadır. pH < 5 ise bu asidik özellik deride asidifikasyon yapmakta ve lipaz, fosfataz ve transforming growth factor beta (TGF-β) aktive etmektedir. Yüksek konsantrasyonlarda epidermolizis yapmaktadır. AHA bu özellikleri ile aslında keratinizasyon düzensizliklerinde endikedir. Glikolik asit TCAA ve fenole göre proteinlere bağlanmaz ve nötralize olmaz. AHA protein koagülasyonu yapmaz. Bu nedenle peeling uygulamalarında deri yüzeyinde beyazlaşma (frosting) yoktur.
%20–30 glikolik asit 1 seans uygulandıktan 2 hafta sonra korneosit kohezyonu azalır, stratum corneum'dan korneosit dökülmesi olmaktadır, epidermal kalınlık azalmaktadır. %50 glikolik asit ise stratum granulosum'da hücrelerin kohezyonunu tamamen bozmaktadır. %70 glikolik asit deri tipine, stratum corneum kalınlığına, fotoaging düzeyine, prepeeling prosedürüne bağlı olarak 2-7 dakikada epidermisi hasarlandırmaktadır. %70 glikolik asit epidermolizis yani deri nekrozu yapmaktadır. Normalde glikolik asit dermise ulaşamaz, bu nedenle dermiste direkt etkisi TCA ve fenolde olduğu gibi yoktur. Ancak peeling sonrası 2-3 haftalarda üst dermiste fibroblastik aktivite artışı ve yeni kollajen yapımı görülmektedir. Bu 1 yıl kalmaktadır. Dermiste glikozaminoglikanlarda artmakta ve stabil kalmaktadır.
Glikolik asitlerin nötralizasyonu için baz solüsyonu, amonyum tuzları, sodyum bikarbonat ya da sodyum hidroksit kullanılabilir. 1 seans AHA peel sonrası epidermal rejenerasyon 2–7 gün sonra görülür ve 2 haftada tamamlanır. Uygulama sıklığı; 1-4 haftadır.
Glikolik asit peeling etkileyen faktörler:
- pH: Düşük pH daha agresif glikolik asit anlamına gelmektedir. pH 1-2,5 arasında solüsyon peeling amaçlı daha agresiftir. pH 3,5 olması, solüsyon içerisinde glikolik asidin %50'sinden fazlasının tuzlara dönüşerek inaktif olması anlamına gelmektedir.
- Glikolik asitlerin konsantrasyonları %80'e yaklaştıkça daha satüre olmaktadır. pH aynı kalmak üzere solüsyonun konsantrasyonu ne kadar yüksek ise o kadar agresif anlamına gelmektedir. Örneğin, pH 2'de %80 glikolik asit, %20 glikolik asitten daha agresiftir.
- Glikolik asit hazırlanırken solüsyonda kullanılan diğer içerikler; bazı içerikler AHA'ların deriye emilimini azaltabilir ya da artırabilmektedir. Örneğin, alkol içerisinde hazırlanan glikolik asit solüsyonlarında alkol esterleri kısmi olarak baskılamaktadır.
- Glikolik asit peeling seansından 1 hafta önce deride stratum korneumu incelten ürünlerin kullanılmış olması; tretinoin, AHA ve benzil peroksit bu etki ile glikolik asitlerin daha derin penetre olmasına neden olmaktadır.
- Glikolik asitlerin deri ile temas süresi; glikolik asitler uygulama sonrası nötralize edilmelidir. Bu süre uzadığında derideki etkileri de artmaktadır.
- Glikolik asit uygulama öncesi derinin temizlenmesi ve degreasing (deri yüzeyindeki yağın alınması) glikolik asit etkinliği için son derece önemlidir.
- Nötralizasyon mu? Yıkama mı?; yıkama glikolik asidi dilüe etmekte yani nötralize etmemektedir. Bu nedenle glikolik peeling sonlandırma mutlaka nötralizör ile yapılmalıdır.
- Peeling solüsyonunun uygulanması için fırça ya da en emniyetli olanı pamuk aplikatörler kullanımıdır. Bunlar deriye fazla basınç ile uygulandığında peeling ajanının emilimini artırabilmektedir.
- Derinin genç, hidrate ve sağlıklı olması peeling ajanının emilimini azaltmaktadır. Derinin yaşlı, fotohasarlı olması ve akne gibi bir problemin varlığı ise peeling ajanının emilimini artırmaktadır.
- Peeling sırasında kullanılan kimyasal ajanın miktarı; aynı pH olmasına rağmen deri yüzeyinde ne kadar fazla peeling ajan solüsyonu var ise o kadar deride hasar gelişmektedir.
- Peeling öncesi yapılan bazı uygulamalar; epilasyon, eksfolyantların kullanımı, vinil ya da diğer maskelerin kullanımı, retinoidlerin kullanımı peeling ajanının emilimini artırmaktadır.
Laktik Asiler
Glikolik asitten sonra en kısa AHA bileşiği. Laktik asit kesilmiş sütten elde edilmektedir. Alfa karbondaki H yerine metil grubu geçmiş. pKa 3.86 değeri ile glikolik asitlere yakın. Deriye penetre olduktan sonra reversible ve otomatik olarak pirüvik asite dönüşmektedir. Pirüvik asit alfa karbonda OH yerine keto (= O) geçmiş hali. Glikolik asite göre epidermisi daha yavaş hasarlandırmaktadır. 10%–20% ya da daha güçlü laktik asit epidermisin en üst katmanı olan st. corneumu hasarlandırmakta ve stimülasyon başlamaktadır. Ancak uygulama uzun sürdüğünde etkisi azalmaktadır. 50%–70% laktik asit glikolik asit gibi exfoliation yapmaktadır. pH 3'te pH 5'e göre deride hidrasyon etkisi daha yüksektir. Hidrasyon etkisi üre ve gliserolden daha iyidir. Stimülasyon etkisi peeling etkisi kadar iyidir. %12 laktik asit 3 hafta kullanıldığında papillar dermiste kolajen artışı %25 TCA ya da fenolden daha iyidir.
Alfa hidroksi asitlerin klinik olarak kullanım alanları
Akne; %8'lik düşük konsantrasyonlarda glikolik asidin günlük düzenli kullanımı ile 2-3 ay sonra aknede sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Glikolik asit ve laktik asit bu amaçla kullanılmaktadır. Aknede %50 veya üzerinde konsantrasyonlar 1-3 dakikalık temas süreleri ile kullanılmaktadır. Daha yüksek konsantrasyonlar ve daha uzun temas süresi epidermolizis ile istenmeyen reaksiyon ve uzun iyileşme sürelerine neden olmaktadır. Sırtta aknede %70 konsantrasyonlar ve 4-10 dakikalar kullanılmalıdır. Aktif aknede haftalık peelingler arada günlük bakımlar yapılmaktadır.
Cilt yenileme ve gençleştirme; AHA'lar hiperkeratinizasyon ve ciltte kuruluk (xerosis) hemen düzeltmektedir. Fotoyaşlanmada stratum corneumda kalınlaşma, melanostlerde lokal artış (lentigines ve pigmented hyperkeratosis) ve dermal elastozis olmaktadır. Bunlarda AHA peeling son derece etkilidir. Fotoyaşlanmada koruyucu amaçla AHA peeling sırasında temas süresi kısa, ancak tedavi amaçlı süre uzatılabilir. Ayrıca fotoyaşlanmada ciltte AHA emiliminin daha zor olduğu unutulmamalıdır. İnce çizgilerde %50-70 konsantrasyonlarda uygulandığında 6-12 ayda etkili, ancak fold ve derin kırışıklıklarda etkinliği yoktur. İlk 4-6 hafta haftada 1 kez yapılmakta, daha sonra 2 ayda bir devam edilmektedir.
Renk düzensizlikleri, diskromi ve melazma; %50 glikolik asit peeling ve günlük %8–12 krem glikolik asit kullanılmaktadır. Özellikle hafif ve epidermal melasmada etkilidir. AHA peeling sonrasında AHA'lı ya da hipopigmentasyon yapıcı ajanlar ve sunblock etkili bir protokol oluşturmaktadır.
Cilt Kuruluğu, kserozis, iktyozis ve siğillerde; %15–20 glikolik asit el içi, ayak tabanı, palmoplantar hiperkeratotitik ekzamada etkilidir. %12 glikolik asit krem güneş sonrası eritemi kontrol altında tutmaktadır.
Diğer; Glikolik asit tek başına cilt çatlakları (stretch marks) üzerinde etkisizdir. Ancak glikolik asit öncesi mikrodermabrazyon etkinliği sağlamaktadır.
AHA'ların kozmetiklerde kullanımı; %8–15 formları kolay hazırlanmakta ve evde peelingler öncesi, seans arasında ve peeling sonrası kullanılmaktadır. Bunlar deride kolay soyulma ve irritasyon yapabilmektedir. Bu durumlarda tedavi kesilmekte ve birkaç gün sonra tekrar başlanmaktadır. %8–15 jelleri (bunlar fizyolojik pH 4.55 tamponlanmış) günde 2 defa yüz yıkandıktan sonra uygulanmaktadır. Bu jellerin kullanımı sırasında deriyi kurutmamamaya dikkat edilmelidir. Yağlı ciltlerde kullanımında ise uygulama öncesi cilt yağdan iyice arındırılmalıdır. Başlangıçta %8 ve sunblocklar ile başlanmalıdır. Sonra konsantrasyon ve uygulama sıklığı artırılmalıdır. %8, %12, %15 hatta %20 gibi. AHA'lar yüz dışında boyun, dekolte, eller ve kollara ve diğer vücut alanlarına uygulanabilir. Yüzde daha fazla penetre olduğu unutulmamalıdır.
- AHA + Tretinoin kullanımı; %0.1 tretinoin kullanım öncesi %8–10 glikolik asit jel kullanımı tretinoin emilimini artırmaktadır. Hasta tolere edemiyorsa tretinoin %0.05 geçilebilir ya da %8–10 glikolik asit krem sabah ve tretinoin krem akşam kullanılabilir. Duyarlı ciltlerde ilk 15 gün %8–10 glikolik asit krem sabah, 15-30 gün %10–12 glikolik asit sabah, 30-60 günlerde %8–10 glikolik asit sabah, %0.015 tretinoin akşam kullandırılmaktadır.
- AHA + Hidrokinon; hidrokinon daha çok peeling seansları arasında tercih edilmektedir. Bunun dışında %8-10 glikolik asit içerisine %3–8 hidrokinon w/o krem şeklinde kullanılabilmektedir. Yağlı ciltlerde jel formu tercih edilmektedir.
- Diğerleri; Kojik asit (%2–5) eklenebilir. AHA ile birlikte kortizon, antifungal birlikte kullanımı asıl ilaç emilimini artırmaktadır.
- 5-Fluorouracil (5-FU) + glikolik asit; haftada 2 gün arka arkaya 5-FU %1-2 krem formu, %10 glikolik asit her gün ya da gün aşırı kullanılmaktadır.
Alfa hidroksi asit peeling
Peeling Öncesi - Prepeeling
Hastanın ve klinik uygulama endikasyonuna göre peeling öncesi bir hazırlık dönemi yapılmaktadır. Bunlar aşağıdaki tanımlanmaktadır.
- Özel durumlarda uzun zamanlı bir prepeeling planlaması; AHA peelingden 4-6 hafta önce pre-peeling aşamasıdır. Bu uygulama özel bir alanda ya da genel geniş bir alanda olabilir. Glikolik asit gibi AHA bileşiğinin deride daha derine penetre olması için yapılan bir hazırlıktır. Burada normal bir glikolik asit peelinge göre daha dikkatli olunmalıdır. Daha kısa sürede nötralizasyon yapılmalıdır.
- Özel olmayan durumlarda uzun zamanlı prepeeling planlanması; glikolik asitte daha derin peeling hedefleniyorsa akşam %0.05 tretinoin krem uygulaması 4-6 hafta süresince korneum kalınlığını azlatmakta, peeling derinliğini arttırmaktadır. Genç hastalarda buna ek olarak %10 glikolik asit jel sabah kullanılabilir.
- Özel durumlarda hazırlık; akne, fotoyaşlanma ya da melasma için özel preparatlar prepeeling amaçlı kullanılmaktadır. Menopozal ve postmenopozal kadınlarda antiaging yaklaşımlarda hormon içeren kremler etkili olmaktadır. (Testosterone propionate 100 mg + Estrone 5 mg + Estradiol benzoate 5 mg + Eucerin O/W 45 g ya da Neribase 45 g mikstleri gibi)
- Orta zamanlı planlama; AHA peelingden 2-4 hafta önce prepeeling aşamasını tanımlar. Dolgu, mezoterapi uygulamaları öncesi derinin uyarılması amaçlı kullanılabilir. Benign tümörlerin alınması öncesi, roza ve seborheik dermatitis tedavisinde destek amaçlı.
- Kısa zamanlı planlama; AHA peelingden 1-2 hafta önce prepeeling aşaması.
- Peelingden sadece birkaç gün önce prepeeling hazırlık yapılması.
- Peeling seansı sırasında hazırlık.
Peeling sonrası ciltte dökülme
Tamponlanmış bir glikolik asit solüsyonu peelingde doğru uygulandığında görünebilir bir deskumasyon yapmaktadır. Su bazlı glikolik asitler deriye uygulandığında homojen bir penetrasyon göstermez; lokal riskler, overpeeling alanları ve buna bağlı postinflamatuar hiperpigmentasyon (PIH) gelişimi ve deride kabuklanma olabilmektedir. Epidermisin yıkımı soyulmalara neden olmaktadır. Bu, seçilen glikolik asit peeling konsantrasyonuna ve uygulama süresine bağlıdır. Örneğin, %50 glikolik asit pH 3.5'te görünür bir deri soyulması yapmazken, %70 glikolik asit pH 0.5'te epidermolizis yaptığı için belirgin bir deri soyulmasına neden olacaktır. Bunlara ek olarak, doğru temas süresi belirlenmelidir. Örneğin, su bazlı %70 glikolik asit pH 0.54 az ya da hiç deri soyulmasına neden olmazken, tekrarlanması ve temas süresinin uzaması soyulmaya neden olabilmektedir. Uygulama yöntemi de önemlidir. Örneğin, düz bir fırça ile su bazlı %70 glikolik asit pH 0.5, gaz ya da pamuk ped ile uygulamaya göre daha az deskumasyona neden olmaktadır. Yüz derisi, vücut derisine göre glikolik asidi daha fazla penetre etmektedir. Bu nedenle, yüz dışında glikolik asit fazla tercih edilmez. AHA peeling etkinliğinde pH, derinin fizyolojik pH'ı olan 4.5–6'ya yakın ise etkisi çok yavaştır. Tamponlanmış (buffered) AHA daha çok duyarlı ciltlerde tercih edilmelidir. Deri ince ve duyarlı ise 2 haftada bir, kalın ve yağlı ise haftada 1 peeling yapılabilir. AHA içeren maskeler kullanılabilir; ancak derinin gözlemi ve peeling sonlandırılması bunlarda zordur.
Peeling Uygulaması
Uygulama, yüzde penetrasyona en dirençli alan gibi alandan başlanır ve daha yoğun penetre ve duyarlı alan olan göz kapakları en son uygulanır. Peeling solüsyonunun birikebileceği alanlarda dikkatli olunmalıdır. Masaj uygulaması penetrasyonu arttırmaktadır. Uygulama sırasında deri iyi gözlenmeli; eritem, pinpoint ve cloudy frosting gelişimi gibi. Eritem gözlemi peeling derinliği hakkında bilgi vermektedir. Eritem yoksa peeling yoktur; noktasal eritem alanları çok yüzeysel peeling, eritemin yama tarzında olması çok yüzeysel eritem, eritemin belirgin olması ise yüzeysel peeling anlamına gelmektedir. Glikolik asit, kirpiklerin 1-2 mm kadar yakın göz kapaklarına uygulanabilir. Göze kaçtığında çok iyi yıkanmalı, doğal gözyaşları kullanılmalıdır. Protein koagülasyonu yapmadığı için gözde fazla endişeye gerek yoktur. Glikolik asit peelinglerinde uygulama süresi eriteme, peeling konsantrasyonuna, pH, volüme ve uygulama sayısına gibi faktörlere bağlıdır. Glikolik asitte standart bir temas süresi yoktur; deride eriteme ve reaksiyona göre karar verilmelidir. Tamponlanmamış %70'lik glikolik asit pH 0.5'te süre etkileri:
- 1-5 dakikada; derinin yapısı ve temas süresine bağlı olarak gittikçe artan epidermolizis olmakta.
- 5. dakika; glikolik asit epidermodermal birleşkeye ulaşmış.
- 10. dakika; glikolik asit dermiste ancak bu istenmeyen bir etkidir.
- 15. dakika; glikolik asit dermiste istenmeyen konsantrasyonda deride istenmeyen nekroza neden olmakta.
Peeling öncesi pH 5 olan bir köpük tarzında temizleme ürünü ile yüz alanı temizlenir, durulanır ve kuruması için beklenir.
Sonra istenilen konsantrasyonda seçilmiş glikoik asit formu deriye bir fırça ile uygulanır. Eritem yoksa 2-3 dakika sonra 2. tabaka uygulanır.
Peeling nötralizasyonu, peeling sonlandırılması
Nötralizasyonda en doğru ve önemli zamanlama eritem gelişimi ile pinpoint frosting oluşma arasındaki andır. Nötralizasyonda en iyi seçenek satüre sodyum bikarbonat solüsyonudur. Ancak tamponlanmamış - unbuffered 70% glikolik asitte nötralizasyon yapıldıktan sonra solüsyonun içerisindeki serbest asitler etkiye devam etmekte, bu unutulmamalıdır. Nötralizasyon peeling etkinliğini hızla düşürmektedir.
Peeling sırasında gözlemde eritemin fazla olduğu noktalara lokal nötralizasyon uygulanabilir. Üzerine kortikosteroid kremler kullanılabilir. Bunun için hazırlanan bikarbonat süngeri ya da kağıt ile uygulanabilir.
Glikolik asit tam nötralize olmadığında, bikarbonat uygulandığında kimyasal reaksiyonu arttırmakta ve sıcaklık hissi ile birlikte yanma ve batma hissi yapmaktadır. Hafif köpürme olmakta ve eritem yapmaktadır. Nötralizasyon olduğunda ise artık köpürme olmaz. Nötralizasyon tamamlandığında, yani pH 4'ün üzerine çıktığında fizyolojik seviyelere geldiğinde sadece yüzün yıkanması yeterli olmaktadır. Nötralizasyondan sonra hasta yüzünde yanma hissi devam ediyorsa, nötralizasyona bu alanlarda devam edilerek yanmanın tamamen azalması hatta geçmesi sağlanmalıdır. Çok duyarlı alanlar peeling öncesi vazelin ile desteklenebilir.
Nötralizasyon için renk indikatörlü sistemler de kullanılabilmektedir. Bunların pH tamponlanmamış peeling solüsyonlarına göre daha yüksektir. Bu nedenle daha az agresif davranırlar. Neutralizer Versicolor sistemi buna en güzel örnektir. Bu sistemde likit kristal içeren bir jel sistemi ve nötralizasyon için patentli, içeriğinde amino asitler ve bikarbonat bulunan bir krem sistemi vardır. Neutralizer Versicolor krem mavi renkte, deride asitle temas ile sarıya dönmektedir. Deri pH 7 olduğunda yeşil olmaktadır.
Nötralizasyondan sonra ılık su ile cilt temizlenir ve ciltte artık kalmaması sağlanır.
Kısmi nötralize edilmiş AHA peelingler
AHA'larda nötralizasyon zamanlaması ve yan etki riskleri nedeniyle kısmi olarak nötralize edilmiş daha az agresif AHA'lar pH 3.5 - 5 arasında geliştirilmiştir. Bunların peeling sırasında nötralizasyonuna gerek yoktur. Ancak bunların etkinlikleri normal AHA'lardan biraz daha azdır.
Aslında AHA'larda temel yaklaşım, solüsyonun deri yüzeyine ne kadar asit bıraktığıdır ya da asidin deri yüzeyi ile kontrollü temas süresidir. Bu nedenle maksimum klinik etkinlik için bu AHA'lar asidik pH'larda, pH 1-2 arası geliştirilmiştir. Easy Phytic Solution (EPS) gibi bunun pH'ı 0.5–1'dir ve nötralizasyon gerektirmez. EPS'nin pKa'sı da düşüktür. Bunun anlamı, solüsyon içerisinde aktif moleküllerin yeterli olduğudur. EPS deride penetre oldukça kendiliğinden nötralize olmaktadır. Bu arada EPS'de AHA'lar yavaş serbest kalmakta, bu da peeling sonrası istenmeyen deri soyulmalarının oluşmaması anlamına gelmektedir. EPS saponifiye edilmiştir ve glikolik, laktik, mandelik ve fitik asitlerden oluşmaktadır. EPS'de moleküller farklı oldukları için penetrasyonları da farklıdır. Düşük moleküller daha hızlı penetre olmaktadır. Bu nedenle EPS ilk olarak glikolik asit, sonra laktik, en sonda mandelik asit penetre olmaktadır. Fitik asit en büyük moleküler yapıya sahiptir ve bu yüksek moleküler yapı diğer 3 AHA sonrası epidermisi penetre etmektedir. Fitik asit antitirozinazdır ve antioksidan özelliktedir, ayrıca demir şelatörüdür. Bu nedenle deride pigmentasyonu azaltmakta ve deri rengini açmaktadır. Antioksidan özelliği peeling sonrası inflamasyonda oldukça anlamlıdır.
Glikolik asit peeling sonrası
Peeling sonrasında hastaya uygulanma endikasyona göre (akne, melasma, fotoyaşlanma, antiaging vb.) seçilmiş yoğun kremler uygulanır. Bunlar oklüzyon şeklinde de uygulanabilir (20-30 dakika). Bu krem ertesi gün sabaha kadar kalmaktadır. Sabah yüz yıkanır. 3-4. günlerde vitamin E içerikli bir nemlendirici uygulanır; ancak bunun içinde meyve asitleri olmamalıdır. Peeling sonrası 2 hafta sunblock kullanılmalıdır.
Standart seans aralıkları
Seans aralıkları 1 hafta ara ile 4-6 seans, sonra 2 hafta ara ile 1-2 seans, sonra 4-6 hafta ara ile devam edilmektedir.
Kontrendikasyonları
Gebelik ve emzirme döneminde AHA peelingler yapılmamalıdır.
Glikolik asit peeling sonrası istenmeyen yan etkiler ve komplikasyonlar
- Alerji
- Ağrı ; Konsantrasyonu yükseldikçe ağrı artmakta. %70, %50'den daha fazla ağrılıdır. pH, ağrıda önemlidir. %50 glikolik asit pH 1.5'te, pH 3.5'ten daha ağrılıdır. Daha önce tretinoin kullanıldığında ağrı daha fazla olmaktadır.
- Eritem; 15 – 60 dakika sürmekte.
- Telenjektazi gelişimi
- Cilt kuruluğu, Deskuamasyon, Duyarlıklık gelişimi
- Hiperpigmentasyon
- Bakteriyal ve viral enfeksiyonlar
- Scar gelişimi; dermise glikolik asitlerin ulaşması zor olmakla birlikte, tamponlamamış % 70 AHA, tretinoin sonrası peeling yapılması, gaz pad ile çok katmanlı peeling uygulandığında, ince ve kuru derilerde peeling kullanıldığında ve deri peeling sırasında iyi gözlemlenmediğinde, nötralizasyon bikarbonat yerine su ile yapıldığında glikolik asit dermise ulaşmakta ve iyileşme sürecinde maalesef skar gelişebilir.
- Cildin parlaması; AHA lar deride korneodemosomları etkileyerek korneositeri dökmekte, porları açmakta. Buda deride sebum sekresyonunu sağlamakta, deride parlamaya neden olmaktadır.
-
Akromi;depigmentasyon gelişimi çok nadirdir.