Kutanöz liken planus genellikle bir ila iki yıl içinde kendiliğinden iyileşir; bu nedenle tedavi, esas olarak kaşıntıyı azaltmayı ve iyileşme için zaman tanımayı amaçlar.
Birinci Basamak Tedavi
Sınırlı liken planus için önerilen ilk tedavi, iki ila dört hafta boyunca günde iki kez uygulanan süperpotent topikal steroidlerdir (örneğin, %0,05 klobetazol).
Topikal steroidlere yetersiz yanıt alınırsa, tedaviye intralezyonel steroid enjeksiyonları eklenebilir.
Yaygın liken planus için birinci basamak tedavi, iki ila altı hafta boyunca kademeli olarak azaltılan günlük oral kortikosteroidlerdir (30-60 mg prednizon).
İkinci ve Üçüncü Basamak Tedaviler
Altı hafta içinde herhangi bir değişiklik gözlenmezse, ikinci basamak tedavi düşünülmelidir. Bu tedavi seçenekleri şunları içerebilir:
Metronidazol
Sülfasalazin
İzotretinoin
Asitretin
Işık tedavileri: Psoralen ve Ultraviyole A (PUVA) veya Ultraviyole B (UVB)
Topikal kalsinörin inhibitörleri
Metotreksat
Üçüncü basamak tedavi ise trimetoprim-sülfametoksazol, griseofulvin, terbinafin, antimalaryaller, tetrasiklinler, siklosporin, mikofenolat mofetil, azatiyoprin, etanersept, adalimumab veya düşük moleküler ağırlıklı heparini içerebilir.
Oral Liken Planus Tedavisi
Oral liken planus, beş yıl içinde kendiliğinden iyileşebilir, ancak çoğu vaka kroniktir ve iyileşmez. Tedaviye bağlı remisyonlar genellikle nüksle sonuçlanır.
Asemptomatik (Belirtisiz) oral liken planus, tedaviyle ilişkili yüksek yan etki yükü nedeniyle tedavi edilmemelidir.
Semptomatik (Belirtili) oral liken planus tedavisinin amacı; eroziv lezyonları iyileştirmek, ağrıyı azaltmak ve normal gıda alımına olanak sağlamaktır.
Yaşam Tarzı Önerileri
Hastalara, semptomları şiddetlendirdiği için baharatlı veya asitli yiyeceklerden, alkolden ve tütünden kaçınmaları talimatı verilmelidir.
İlaç Kaynaklı Liken Planus
İlaç kaynaklı liken planusun değerlendirilmesi, tedaviye başlamadan önce her zaman yapılmalıdır. Şüphelenilen ilacın kesilmesi ve lezyonların kademeli olarak kaybolması tanıyı doğrular, ancak lezyonların tamamen iyileşmesi biraz zaman alabilir.
Gösterim: 8104
Liken planusun virüsler, ilaçlar veya kontakt alerjenler gibi çeşitli dış etkenlerden kaynaklanabileceği göz önüne alındığında, idiyopatik liken planus tanısı koymadan önce altta yatan nedenlerin belirlenmesi ve tedavi edilmesi konusunda dikkatli olunmalıdır.
Ayırıcı Tanılar
Liken planusa benzeyebilecek çeşitli hastalıklar (ayırıcı tanılar) şunlardır:
Lupus eritematozus
Eritema diskromikum perstans
Sedef hastalığı (psöriazis)
Sekonder sifiliz
Pitriazis rozea
Liken nitidus
Graft-versus-host hastalığı
Keratozis likenoides kronika
Özel formlara bakıldığında; hipertrofik liken planus, liken simpleks kronikusa çok benzeyebilir. Vulvar liken planusun ise liken sklerozdan ayırt edilmesi zor olabilir.
Liken Planus ve Lupus Eritematozus Ayrımı
Liken planus ve lupus eritematozus arasındaki ayrımı yapmak, lezyonlar yalnızca kafa derisinde veya ağızda mevcut olduğunda zordur. Bu nedenle, bu vakalarda doğrudan immünofloresanslı biyopsi özellikle faydalıdır.
Her iki hastalığın aynı anda varlığı birçok raporda tanımlanmıştır. Bu birliktelik, muhtemelen lupus eritematozus tedavisinde antimalaryal ilaçların kullanımıyla ilişkilidir.
Gösterim: 33723
Linear (Çizgisel Hat Üzerinde) Liken Planus
Normalde Liken Planusta Köbner fenomeni pozitif olduğu için kaşıntı hattında küçük, çizgisel lezyonlar görülebilir. Ancak liken planusun bu formunda lezyonlar dermatom ya da Blaschko çizgilerine yerleşebilmektedir. Çocuklarda sık gözlenir. Çizgisel dağılımda liken planus lezyonları görülür ve bunların üzerinde hiperkeratoz daha fazla gelişir. Hatta hiperpigmentasyon da gözlenebilir.
Annular (Yuvarlak Şekilli) Atrofik Liken Planus
Erkeklerde %90 oranında peniste gözlenmektedir. Penis dışında koltuk altı ve kalçada da yerleşebilir. Hastada aynı zamanda diğer LP döküntüleri de bulunabilir. Lezyonlar sıklıkla asemptomatiktir (belirtisizdir). Ortada hafif bir hiperpigmentasyon bulunur.
Hipertrofik Liken Planus (Liken Planus Verrükoza)
Hipertrofik LP sıklıkla ayak bileklerinde gözlenmektedir. Lezyon, deriden belirgin kabarık, üzeri kaba, karnabahar görünümünde ve siğillere benzerdir. Bu görünümleri, sıklıkla kliniğin sedef hastalığı ile karışmasına neden olmaktadır. Klinik olarak en önemli özelliği, zamanla üzerinde Skuamöz Hücreli Karsinom (SCC) gelişebilme riskidir.
Ülserasyon Yapan Mukozal Liken Planus
Ülseratif form sıklıkla mukozada görülmektedir. Çok nadiren ayak tabanı ve el içlerinde de ülseratif, ağrılı lezyonlar gelişebilmektedir.
Saçlı deride yerleşimi kalıcı saç dökülmesine (alopesi) neden olmaktadır. Bu hastaların %10-15’inde vücutta deri LP'si de olabilmektedir. Ağızda kırmızı plaklar ya da tam ülserasyon şeklinde kendisini gösterebilir.
Hastalarda ağızda yanma ve ağrıya neden olmaktadır. Ağızın değişik alanlarına yerleşebilir. En sıklıkla yanaklarda, daha sonra dilde görülür. Diş etlerinde de yerleşebilmektedir. Zamanla üzerine kandida enfeksiyonları da eklenebilir. Lökoplakiler ile karışabilmektedir. Alt dudak, üst dudaktan daha fazla tutulmaktadır.
Kronik seyirlidir; çok az hastada kendiliğinden iyileşme (spontan remisyon) görülür. Bu hastalarda cıva, altın, kobalt, indiyum, manganez, kromat ve nikel gibi maddelere karşı aşırı duyarlılık saptanmıştır. Bu hastaların diş dolguları tekrar değerlendirilmeli, hatta bunlar çıkarılmalıdır. Tedavide ağız hijyeni son derece önemlidir.
Diş eti tutulumunda, kadınlarda dış genital organ tutulumu da birlikte olabilmektedir. Buna “vulvovaginal–gingival (VVG) sendrom” denilmektedir. Kadınlarda vulvar tutulum ağrılı lezyonlarla seyretmektedir. Yaşam kalitesini bozmakta, stres ve depresyona neden olmaktadır.
Gövde ön kısmından kola kadar uzanan linear liken
Peniste tipik annuler lezyon
Bacaklarda hipertrofik-verrüköz liken
Diş etlerinde liken hastalığı
Dilde atrofik liken hastalığı
Dilde liken hastalığı
Yanaklarda tipik liken hastalığı belirtileri
Folliküler liken ve çevresinde normal liken hastaşığı
Saçlı deride kalıcı saç kaybı yapmış liken
Tipik liken atrofikus plağı
Liken Planus ve Hepatit Birlikteliği
LP ile karaciğer arasında üç özel durum birlikte olabilmektedir: Hepatit C Virüsü (HCV), HBV aşılaması ve siroz.
HCV enfeksiyonu LP hastalarında %1,6 – %20 arasında değişmektedir. Özellikle LP'nin mukozal tutulumlarında HCV birlikteliği daha yüksektir.
HBV aşılaması sonrası LP ortaya çıkabilmektedir. Sıklıkla ağızda gözlenir. Aşıdan bir ay sonra ortaya çıkmakta ve bir süre sonra kaybolmaktadır.
Sirozda özellikle tedavide kullanılan d-penisilamin LP döküntülerine neden olabilmektedir.
Büllöz Liken Planus
LP lezyonlarında bül (su toplaması) görülmektedir. Kaşıntı daha şiddetlidir ve pemfigoide benzer lezyonlar görülmektedir.
Liken Pilanopilaris
Liken pilanopilaris, saçlı deride kalıcı hasara ve alopesiye (saç dökülmesi) neden olmaktadır. Sıklıkla 50’li yaşlarda ve kadınlarda görülmektedir. Kaşlar, kirpikler ve kasık kılları da tutulabilmektedir.
Liken Planus Pigmentozus / Aktinikus
Liken Planus Pigmentozus; Orta Amerika, Hindistan, Orta Doğu ve Japon popülasyonlarında daha sıktır. Genelde genç hastalardır (20-45 yaş dönemi). Yüz ve boyunda sıktır, bunun dışında koltuk altı, meme altı ve kalça da etkilenmektedir. Döküntüler tek taraflıdır. Bazen çevresinde klasik LP döküntüleri de görülebilmektedir. Blaschko çizgilerine yerleşen, milimetreden santimetreye kadar değişen boyutlarda lezyonlar görülür.
Aktinik LP; yine aynı ırklarda daha fazla görülmektedir. Daha erken yaşlarda, çocukluk döneminde ortaya çıkmaktadır. Hastalık bahar ve yazın ortaya çıkar. Güneş gören alanları daha fazla tercih eder. Alın, yanaklar, göz kapakları ve dudaklarda sık gözlenir. Yüz dışında dekolte alanında, boyunda, el üstünde ve bacakların alt kısımlarında da gözlenmektedir.
Kaşıntı hafif ya da hiç yoktur. Karakteristik döküntüler hiperpigmente, mavi-gri renktedir ve melazmaya benzer.
Eritema Diskromikum Perstans
“Ashy dermatosis” ya da “dermatosis cinicienta” olarak da bilinmektedir. Sıklıkla 40 yaş altında görülmektedir. Gövdede birkaç santimetreye ulaşan lezyonlar şeklindedir. Kaşıntı yoktur. Tırnak ve mukoza tutulumu gözlenmez.
İdiyopatik Erüptif Maküler Pigmentasyon
Daha çok genç yaşlarda, ortalama 11 yaşta gözlenir. Boyun ve sırt ile kol ve bacaklarda hiperpigmente döküntüler gelişmektedir. Kendiliğinden gerilemektedir.
Liken Nitidus
Liken Nitidus (LN), kronik klinik seyirli, 1-2 mm ve nadiren bundan hafif büyük, parlak, tek tippapüler döküntülerdir. Gençlerde daha sık gözlenmektedir. Kaşıntı minimal ya da yoktur. Penis, kol ve el üstünde çizgisel dağılım da gösterebilirler. HBV aşısı ya da hepatitte kullanılan interferona bağlı olarak gelişebilmektedir.
Liken Striatus
Liken Striatus sıklıkla kız çocuklarında görülmektedir. Lezyonlar küçük başlar; kırmızı ve hafif kepeklidir. Vücutta Blaschko çizgilerine yerleşmektedir. Asemptomatiktir. Kendiliğinden skar bırakmadan iyileşmektedir.
Liken Sklerozis (Lichen Sclerosus et Atrophicus)
Deri ve mukozaya yerleşen kronik bir hastalıktır. Çocuklarda ve daha ileri yaşlarda ortaya çıkabilmektedir. Otoimmün bir mekanizmadan bahsedilmektedir. Kadınlarda ergenlikte ve menopozda artışlar göstermektedir. Başlangıç lezyonları beyaz, düz papüller, plaklar ile başlar ve atrofik plaklar da gözlenir. Bunların çevresini kırmızı-morumsu halkalar çevrelemektedir. Kadınların %40’ında LP asemptomatik iken, bu hastalıkta %100 semptomatiktir. Kaşıntı çok şiddetlidir, özellikle makat çevresinde. Zamanla fisür şeklinde deride çatlamalar ve yaralar olabilmektedir. İdrarda yanma, akıntı yapmaktadır. Zamanla normal anatomik yapılarda daralmalar ve şekil düzensizlikleri yapmaktadır. Gebelikte gerilemekte hatta kaybolmaktadır. Erkeklerde lezyonlarda gelişen hipopigmentasyon, lezyonların vitiligoya fazla benzemesine neden olmaktadır. Genital SCC gelişme riski yüksektir.
Gösterim: 7645
Liken planus, patogenezi tam olarak anlaşılamamış idiyopatik bir hastalıktır; ancak T hücresi aracılı bir otoimmün hastalığı temsil ettiği düşünülmektedir.
Yaygın teoriye göre; virüs, ilaç veya kontakt alerjen gibi ekzojen bir ajana maruz kalmak, epidermal öz antijenleri değiştirerek sitotoksik T hücrelerinin aktivasyonuna yol açar. Değişen öz antijenler, bazal keratinositlerdeki normal öz antijenlerle çapraz reaksiyona girerek T hücresi hedeflemesine ve apoptoza (programlı hücre ölümüne) neden olur.
İlişkili Etkenler
Liken planus gelişimiyle çeşitli etkenler ilişkilendirilmiştir; özellikle virüslerle, bu virüsler arasında da Hepatit C Virüsü (HCV) ile olan ilişki vurgulanmıştır. Liken planuslu hastaların HCV testinin pozitif çıkma olasılığı genel popülasyona göre 5 kat daha fazladır. Ayrıca, HCV seropozitifliği olanların liken planus geliştirme olasılığı 2,5 ila 4,5 kat daha yüksektir.
Son zamanlarda liken planus, COVID-19 virüsü ve aşısıyla da ilişkilendirilmiştir.
Kontakt Alerjenler ve İlaçlar
Oral liken planus, diş restorasyonlarında bulunan cıva, bakır ve altın gibi çeşitli metallere karşı temas alerjileriyle ilişkilidir. Hassaslaştırıcı metalin çıkarılmasının, liken planus lezyonlarının gerilemesine yol açtığı bildirilmiştir.
Çok sayıda ilaç liken planus ile ilişkilidir; ancak ilaca tekrar maruz kaldıktan sonra lezyonların tekrarlaması nadirdir. Daha sık ilişkilendirilen ilaçlar arasında şunlar bulunur: antimalaryaller, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, tiyazid diüretikler, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ), kinidin, beta blokerler, tümör nekroz faktörü-α inhibitörleri ve altın.